<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>heybeliada heybeli ada oteller pansiyonlar ulaşım gezi ve konaklama &#187; (Süslü Mezar)</title>
	<atom:link href="http://heybeli.adarehberi.net/index.php/tag/suslu-mezar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://heybeli.adarehberi.net</link>
	<description>Heybeli Adası Konaklama Tatil ve seyahat rehberiniz. Heybeli Oteller Pansiyonlar</description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Jun 2011 08:32:09 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Heybeliada üzerindeki Tarihi mekanlar</title>
		<link>http://heybeli.adarehberi.net/index.php/genel-bilgi/heybeliada-uzerindeki-tarihi-mekanlar.html</link>
		<comments>http://heybeli.adarehberi.net/index.php/genel-bilgi/heybeliada-uzerindeki-tarihi-mekanlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2008 09:09:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AnLL</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[(Süslü Mezar)]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Rasim Evi]]></category>
		<category><![CDATA[Aya Spridon Manastiri (Tarik-i Dünya)]]></category>
		<category><![CDATA[Aya Yorgi - SAINTGEORGES]]></category>
		<category><![CDATA[Ayios Nikolaos Rum Ortodoks Kilisesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bet Yazkov Sinagogu]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünkü Okul Binasi]]></category>
		<category><![CDATA[Halki Palas Oteli]]></category>
		<category><![CDATA[heybeliada]]></category>
		<category><![CDATA[Heybeliada Camii]]></category>
		<category><![CDATA[Heybeliada Helen Ticaret Okulu]]></category>
		<category><![CDATA[heybeliada konaklama]]></category>
		<category><![CDATA[Heybeliada Ruhban Okulu]]></category>
		<category><![CDATA[Heybeliada Sanatoryum]]></category>
		<category><![CDATA[heybeliada ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Hiristos Makaryos Manastiri]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Rahmi Gürpnar Evi]]></category>
		<category><![CDATA[ismet inönü Köskü]]></category>
		<category><![CDATA[Manastirin içindeki ve disindaki Mezarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Manastirin Kilisesi]]></category>
		<category><![CDATA[Manastirin kurulus tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Manastirin Kütüphanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Okulun bugünkü durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Ruhban Okulunun açilmasi ve gerekçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Saglik politikasinda degisim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://heybeli.adarehberi.net/?p=17</guid>
		<description><![CDATA[Manastirin yeri: Aya Triada Manastiri, Marmara Denizinde Istanbul Adalarindan büyüklük bakimindan ikincisi olan Heybeliada nin kuzeybati yönünde çamlarla kapli Ümit Tepesinde bulunmaktadir. Çamlar ve deniz bu manastira dünyada esine az rastlanir bir güzellik katmaktadir. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: small; color: #708090;"><em><strong>Heybeliada                                Ruhban Okulu</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong><em><span style="font-size: small;">Manastirin                                yeri:</span></em> Aya Triada                                Manastiri, Marmara Denizinde Istanbul Adalarindan                                büyüklük bakimindan ikincisi olan Heybeliada nin                                kuzeybati yönünde çamlarla kapli Ümit Tepesinde                                bulunmaktadir. Çamlar ve deniz bu manastira dünyada                                esine az rastlanir bir güzellik katmaktadir. </strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong><em><span style="font-size: small;">Manastirin                                kurulus tarihçesi:</span></em> Birçok                                yazili kaynak ve tarihçi manastirin ilk defa Istanbul                                Patrigi Aziz Fotios tarafindan 9.yy.da kuruldugunu                                belirtmektedirler.Bu gelenek günümüzde de sürmekte                                olup her yil 6 Subat günü Ortodoks inancina göre                                Aziz Fotios yortusu Manastirin kurulus bayrami olarak                                kutlanmaktadir.Manastir Hristiyanligin Kutsal Üçlüsü                                ne (Aya Triada ) ithaf edilmistir.<br />
1O63 yilinda Bizans Imparatoriçesi Katerina Komnini                                tarafindan bu manastira hediye edilmis olan el yazmasi                                bir Incil üzerinde Heybeliada (yunanca adi ile Halki                                ) Aya Triada Manastiri ifadesi kullanilmistir.<br />
Bizans döneminde manastir bazen bir ibadet ve dinlenme                                yeri; bazen de saraydan ve üst düzeyden kisilerin                                sürgüne gönderildigi bir yer olarak yasamini sürdürmüstür.<br />
Istanbul daki Alman Kilisesinin Basrahibi Stefanos                                Gerlachin 16. yy.da Istanbul da bulunan kilise                                ve manastirlari kapsayan ünlü listesinde Heybeliadadaki                                Aya Triadain da adinin bulunmasi manastirin Istanbulun                                Osmanlilar tarafindan fethinden sonra da varligini                                sürdürdügünü göstermektedir.<br />
Eski yillardan beri varolan bu manastirin kilisesi                                birçok defa tahrip olup, yeniden insa edilmistir.                                Bugün kullanilan kilise, sag yan duvarinda bulunan                                yunanca mermer kitabeden anlasilacagi gibi, Patrik                                IV. Germanos ve Padisah Abdülmecit in saltanatlari                                sirasinda 1 Mayis 1844 Pazartesi günü açilmistir. </strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong><em>Ruhban Okulunun                                açilmasi ve gerekçeleri</em><em>:</em> Ortodoks din adami yetistirilmesi                                amaciyla ilk defa 1844 yilinda, Patrik IV. Germanos                                un destekleriyle Aya Triada Manastiri bünyesinde                                teoloji egitimi veren bir okul açilmistir. Bilindigi                                gibi, Istanbul un fethinden sonra Istanbul Rum                                Patrigi ne Millet-Basi ünvani verilmis ve kendisi                                Bab-i Ali ye karsi Osmanli Imparatorlugundaki tüm                                Ortodokslarin lideri olarak kabul edilmistir.<br />
Okulun açildigi yillarda (1844) gerek Istanbul                                da gerekse Osmanli Imparatorlugu nun sinirlari                                içinde ve disinda yasayan yüzbinlerce Ortodoks için                                iyi egitim görmüs; dini vazifesini çagdas bilim                                ve teknolojiyle birlestirerek en iyi sekilde ifa                                edebilecek din adamlarina ihtiyaç duyulmaktaydi.Bati                                Kiliselerindeki reformlar ve kültürlü din adamlari                                bir yerde böyle bir okulun kurulmasini zorlamistir.Böylece                                Heybeliada Ruhban Okulu 1844 yilindaki açilisindan                                1971 yilindaki kapanisina kadar Aya Triada Manastiri                                ile bütünlesmistir. Çam ve deniz kokusunun birlestigi                                bir tepe üzerinde, genis bir bahçe içinde, büyüksehirlerin                                her türlü problem ve gürültüsünden uzak bir ortam                                içinde yatili olarak burada okuyan ögrenciler derslerde                                teorik olarak ögrendiklerini manastirin kilisesinde                                pratik olarak uygulayarak, essiz zenginlikteki kütüphanesi                                ile görgü ve bilgilerini arttirarak, birkaç dil                                ögrenerek buradan mezun oluyorlardi. Böylece Heybeliada                                Ruhban Okulu kisa zamanda dünya çapinda söhret yapmis                                ve her zaman saygi ile anilan bir egitim ocagi olmustur.                                Okul faaliyet gösterdigi süre içinde (1844 &#8211; 1971)                                1000 yakin mezun vermistir.Bu mezunlardan 12 tanesi                                Istanbul Rum Patrikligi makamina kadar yükselmistir.2                                kisi Iskenderiye Patrigi, 3 kisi Antakya Patrigi,                                4 kisi Otosefal Atina Baspiskoposu, 1 kisi Otosefal                                Arnavutluk Baspiskoposlugu görevine seçilmistir.<br />
Diger 343&#8242; ü üst düzey ( Piskopos ) din adami, 318&#8242;                                i ruhani ve geriye kalanlarda degerli teologlar                                olarak dünyanin çesitli yerlerinde hizmet vermislerdir                                ve vermege devam etmektedirler. </strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong><em>Bugünkü Okul                                Binasi:</em> 1844                                ten itibaren çesitli ekler ve tamirlerle kullanilmakta                                olan okul binasi 28 Haziran 1894 günü meydana gelen                                ve son 15O yildir Istanbulda yasanmis olan en                                siddetli deprem sirasinda büyük ölçüde zarar görmüstür.Depremin                                ögle yemegi saatine rastlamasi can kaybini önlemis,                                ancak okul kullanilamayacak hale gelmistir.<br />
Binanin yeniden yapimi için maddi destegi Istanbul                                un Zengin Rum tüccarlarindan, Kadiköy deki Aya                                Triada, Sisli Rum Mezarligindaki Ayios Petros ve                                Pavlos, Paristeki Ayios Stefanos Kiliselerini                                de yaptirmis olan Pavlos Skilitsis Stefanovik ailesi                                saglamistir.Binanin mimari 19. cu yy. sonlari ile                                2O. ci yy. baslarinda Istanbul da yasamis ve görkemli                                yapilar birakmis olan Periklis Fotiadis dir. O                                tarihte henüz 36 yasinda olan Fotiadis referans                                olarak 1893 yilinda bitirdigi, Beyoglu nun görkemli                                binalarindan Zografyon Rum Lisesini göstermistir.<br />
Padisah II. Abdülhamit in izinleriyle 22 Nisan                                1895 te temeli atilan bina 1,5 yil gibi kisa bir                                süre içinde tamamlanarak 6 Ekim 1896 da açilmistir.Yunan                                alfabesinin ( -pi ) harfi seklinde bir plan üzerine                                bina edilmis olan yapi bir bodrum ve iki kattan                                olusmaktadir.Özellikle ana giris kapisi görkemli                                mermer merdivenleri ve sutunlari ile antik bir yunan                                tapinaginin girisini hatirlatmaktadir. Pencere ve                                cephe süslemelerinde ise Bizans yapilarini çagristiran                                tuglalar bol miktarda kullanilmistir. Binanin bodrum                                katinda yemekhane ve kütüphane, giris katinda siniflar,                                etüd odalari, fizik &#8211; kimya laboratuvari, revir                                ve yatakhane; ikinci katinda ise büyük tören salonu,                                müdür ve ögretmen odalari, sekreterlik, yatili kalan                                ögretmenlerin yatak odalari ve teoloji bölümü talebeleri                                için yatakhane bulunmaktadir. </strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong><em>Manastirin Kütüphanesi:</em> Manastirin zengin kütüphanesinde bugün 120 binin                                üstünde kitap bulunmaktadir. Teoloji ilmi disinda                                Yunan ve Latin klasikleri, Bizans ve Roma tarihi,                                Kilise Mimarisi, Kilise Ilahileri, Hukuk, Arkeoloji,                                Sanat Tarihi gibi konularda da degerli kitaplar                                vardir. Lugatlar ve çesitli dillerdeki Ansiklopediler                                önemli bir yer isgal etmektedir. Yunanca ve Latince                                dillerinin disinda Türkçe, Italyanca. Fransizca,                                Ingilizce, Almanca ve Arapça kitaplar da bulunmaktadir.<br />
Kütüphanenin okuma salonu ile süreli yayinlarin                                bulundugu bölüm 1960 yilinda Istanbul un varlikli                                Rum ailelerinden Kiryako Pamukoglu nun bagislari                                ile restore edilerek çagdaslastirilmistir.<br />
Okul uzun yillardir kapali olmasina ragmen; yurt                                içinden ve yurtdisindan gönderilen bagislarla her                                yil kitap sayisi artan kütüphane yasamini sürdürmektedir.</strong></span></p>
<p><strong><em>Manastirin Kilisesi: </em> Hristiyanligin Kutsal Üçlü                                süne ( Aya Triada ) ithaf edilmis olan bugünkü Kilise                                binasi 1844 yilinda                                yapilmistir. Daha önceki Kilise yanmis oldugundan                                geriye birsey kalmamistir. Kilise üç bölümlü ( nefli                                ), küçük bir bazilika seklindedir. Dar bir giristen                                ( narteks) sonra karsilikli beser sütun üzerinde                                yükselen ana binaya ( naos ) girilir.<br />
Ikonostasis, Piskopos Tahti, vaiz kürsüsü ( amvon                                ) ahsap olup, muhtemelen 19. yy. ortalarina aittir.                                Tasinabilir ikonalarin disinda, kilisenin tavaninda                                bulunan Pantokrator ( Ebedi hakim Mesih Isa ) dikkati                                çekmektedir. Duvar resimleri (fresk) ve mozaik ikona                                bulunmamaktadir. Kilisenin çan kulesi bulunmadigindan,                                çanlar bahçede özel olarak yapilmis bir yerde durmaktadir. </strong></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong><em>Manastirin içindeki                                ve disindaki Mezarlar:</em> a-)                                Manastirin içinde, Kilisenin arkasinda bir grup                                bakimli mezar bulunmaktadir.                                Bunlardan iki tanesi Istanbul Rum Patriklerinden                                V. Konstantin ile VII. Kirillos a aittir.Digerleri                                Okul Müdürlügü yapmis olan din adamlari ile okulun                                taninmis ögretmenlerinindir.<br />
b-) Manastir duvarlarinin disinda yine din adamlarinin                                gömülü oldugu eski ve küçük bir mezarlik daha vardir.Burada                                da Istanbul Rum Patrigi VIII. Neofitos yatmaktadir.                                Bu mezarlik birkaç yil önce tahrip edilmis; yakin                                zamanda tamirati yapilmis olmakla birlikte, bazi                                mezarlardaki isimleri tespit etmek mümkün olmamistir. </strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong><em>Okulun bugünkü                                durumu :</em> Okul                                bugünkü kapanma noktasina dört farkli dönem yasayarak                                gelmistir.<br />
1-) 1844 &#8211; 1915 yillari arasinda                                okul yedi sinifliydi. Bunlarin dördü Lise, üçü Teoloji                                bölümüne aitti. 1915 &#8211; 1918 yillari arasinda I.                                nci Dünya Savasi nedeniyle Istanbul un birçok okulunda                                oldugu gibi egitim durmustur.<br />
2-) 1918 &#8211; 1923 arasinda Okul bes yillik yüksek                                Okul statüsüne yükseltilmistir.<br />
3-) 1923 &#8211; 1951 arasinda Cumhuriyet Türkiyesi nin                                Okullari ile uyum saglayarak eski yedi yillik egitim                                sistemine dönmüstür.<br />
4-) 1951-1971 yillari arasinda dönemin Istanbul                                Rum Patrigi Athenagorasin çabalari ile yeniden                                statü degistirilmistir. Liseden sonra dört yillik                                egitim verdigi halde Milli Egitim Bakanliginin Talim                                ve Terbiye Dairesinin 25 Eylül 1951 tarih, sayi                                2 ve 151.nci karar ile onayladigi Ögretim Yönetmenligine                                göre, Sadece rahiplik meslegine girecek ögrencileri                                yetistirmek amaciyla faaliyet göstermekte idi.<br />
1964 yilina kadar Balkan Ülkelerinden, hatta Afrika                                nin Misir ve Ethiopia gibi ülkelerinden, Suriye                                den, Ingiltere den yabanci uyruklu ögrenciler Heybeliada                                Ruhban Okuluna yatili egitim görmege geliyorlardi.<br />
1964 -1965 ders yilinda yabanci uyruklu ögrencilerin                                okula devam etmelerine yetkililerce izin verilmeyince,                                uluslararasi alanda taninan okul büyük bir darbe                                yemistir.<br />
1971 yilinda Türkiye deki bütün Özel Yüksekokullarin                                devletlestirildigi, ya da kapanmak zorunda kaldigi                                dönemde, Türkiye de muadili olan baska kurulus                                bulunmadigindan; Heybeliada Ruhban Okulu kapattirilmistir.<br />
1971 den bazi arastirmaci ve yazarlar yeni bir                                dönem, bazilari ise son dönemin bir uzantisi olarak                                tanimlamaktadirlar. Bugün, Istanbul Rum Patrikhanesi                                ne bagli bir manastir olarak islevini sürdüren Aya                                Triada Manastirinda 1993-1998 yillari arasindalar                                Teoloji ve Çevre Sorunlari konulu bazi toplanti                                ve seminerler yapilmistir. Manastirin ziyaretçileri                                oldukça fazladir. Dünyanin her tarafinda yüksek                                mevkilere ulasmis çok sayida eski mezun uzun egitim                                yillarini geçirdikleri Okulu ve Manastiri görmek                                maksadiyla sik -sik gelmektedirler.<br />
Istanbul u ziyaret eden turistlerin, yabanci Kilise                                heyetlerinin, kurumlarin, organizasyonlarin ve sahsiyetlerin                                bir bölümü burayi mutlaka ziyaret etmek istemektedirler.                                Özellikle, hafta sonlarinda manastiri gezmek isteyen                                yerli ziyaretçi sayisinin da artmakta oldugu gözlenmektedir. </strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong><em>Heybeliada Helen                                Ticaret Okulu</em></strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong> 1831 yilinda tesis                                edilen okul binlerce talebeyi barindiriyordu. Önceleri                                talebeleri az iken, kisa zamanda sayilari artmistir.                                Bu okulda okuyan çocuklarini ziyaret etmek için                                Heybeliye gelen veliler için Halki Palas basta olmak                                üzere, dört otel daha yapilmisti. Böylece adada                                hareketli bir alisveris, otellerin getirdigi turistik                                canlilik yasanmaya baslamisti. Aya Tiriada Manastiri                                ile Ruhban Okulunun ayrica ada hayatinda etkileri                                vardi. 9. yüzyilda (ilmi kariyeri, politikalari                                ve hatta mezariyla da söhret kazanmis olan) Patrik                                Photius tarafindan Teslis (Baba, Meryem, Isa) adina                                yaptirildigi kabul edilmektedir (Bkz. I. Konstantinos.                                Konstantiniade).<br />
Aya Triada Manastiri, el yazmalari ile adaya kültür                                hayati bakimindan söhret ve ilgi kazandirmisti.                                Fotios ölümünden sonra, hanedana mensup Katarina                                burada en sakin günlerini geçirmis ve manastir kitapligini                                daha da zenginlestirmisti. Bu kitapligin uluslararasi                                bir kütüphane haline getirilmesini Patrik I. Iosif                                (1268-1276) saglamistir. Avusturyali Busbecq (1562)                                veba salgininda, Heybeliadadaki ikameti esnasinda                                bu yazmalardan epeyce satin almisti.<br />
Istanbulun 1844 zelzelesi adalarda da büyük tahribat                                yapmis, yikilan manastir Patrik Germanos tarafindan                                yeniden insa ettirilmistir. Buna ait kitabe, Sapelin                                sag duvarinda görülmektedir. Patrik IV. Germanos                                (1852-1853) gerek manastir, gerek kiliseyi yeniden                                tamir ile Ortodoks rahipler için Theologiki Skholyi                                tesis etmistir. Böylece bazi manastirlarla Kuruçesmede                                küçük ve daginik olan okullarin yerine genis, programli                                bir teoloji (papaz) okulu 1 Ekim 1844&#8242;de açilmistir.                                1853 yilinda okula Türkçe dersleri konmus, üniversite                                ayarinda tedrisat yapilmistir. Çarsida, vapurlarda,                                yollarda bembeyaz elbiseli bahriyeliler yaninda,                                simsiyah elbiseleriyle bu Ruhban Okulunun talebeleri                                insan manzaralarini olusturuyordu.<br />
Heybeliada tarihinde, yasayisinda ve manzarasinda                                yeri olan bir tesisi de Uçurum (Ayios Yeorgios/Aya                                Yorgi/Saint Georges) Manastir ve Kilisesidir. Türkler                                (falez üzerinde bulundugu için) Uçurum Manastiri                                ismini vermislerdir. 15. yüzyilin ikinci yarisindan                                kalma manastir ve kiliseyi 1758 yilinda yeniden                                insa ettiren Patrik III. Ionikiosun mezari kilisesinin                                girisindedir.<br />
Bahriye Mektebinin yerinde o zaman kendisinin deniz                                köskü bulunuyordu. Buradan manastira ve çarsinin                                sonuna kadar iki sirali (hiyaban seklinde) servi                                agaci diktirmisti. Daha sonra bu servilerin manastira                                ulasanlarinin bir bölümü Bahriye lojmanlari için,                                çarsidakiler de kaldirimlari genisletmek için kestirilmistir.                                Ancak manastira (Aya Yorgiye) ulasilirken iki sirali,                                iki yüz elli yillik birer eser duran serviler hâlâ                                ayaktadir.<br />
Burada Sadrazam Ali Pasaya ait bir hatirayi da                                nakletmek gerekir. Bahsettigimiz servilerin yaninda,                                1965 yilina kadar duran, bodrum kati üzerinde tek                                katli, ahsap, Osmanli yapi tarzinda küçük bir kösk                                duruyordu. Bu köske Ali Pasa, Rum sevgilisi ile                                bulusmaya gelir, bir müddet dinlenirdi. Bu arada                                adanin düzenine ait direktifleri de olmakta idi.<br />
Kudüs Patrigi Krilos, 1861&#8242;de kagir bir manastir                                ile yazin kiralanarak kiliseye gelir getirmesi için                                yedi ev yaptirmistir. Bu evler 1875 yilinda Hazineye                                geçmistir.<br />
Kaptan-i Derya Hüsrev Pasa zamaninda, III. Selimin                                buyrugu ile Bahriye Tatbikat Mektebi, Mühendishane-i                                Bahri adi ile Heybeliadada evvelce Bahriye kislasi                                olarak insa edilen binaya naklediliyor (1824). 1828&#8242;de                                Hebeli Kislasinin onarimindan sonra Deniz Mektebi                                tekrar orada kuruluyor. Sultan Abdülmecid (1839-1861)                                saraya ait Feyzi Bahri gemisi ile okula gelerek                                inceleme yapiyor. Fakat Okul 1927 yilinda bir defa                                daha yer degistiriyor. Ruhban Okulunda, Grek Ticaret                                Okulunda ve Panayianin kalintilarinda çalisiyor.                                Bir yil sonra eski yerine dönüyor (Daha genis bilgi                                için bkz. Tümamiral Fahri Çoker, Deniz Harp Okulumuz,                                Istanbul, 1984).<br />
Deniz Harp Okulunun, III. Selim zamanindan kalan                                cami 1928&#8242;de yiktirilmis ve o yillarda rihtim kornisi                                yaptirilmistir. 1828 yilinda insa ettirilen bu cami,                                diger bina ve eserler gibi 1894 büyük zelzelesinde                                yikilmis, tekrar insa edilmisti.<br />
27 Mayis 1928&#8242;de Gazinin ziyareti sirasinda verdigi                                buyrukla Bahriye Mektebinin tedrisati maarif esaslarina                                baglanip okulun adi Deniz Lisesi olarak degistirildi.                                Üç yillik lise tahsilinden sonra, iki yillik harp                                okulu tahsili konularak okulun adi Deniz Harp Mektebi                                ve Lisesi oldu. Ikinci Dünya savasinda okul Mersine                                nakledildi, 1946 yilinda eski yerine döndü. Deniz                                Harp Okulu ismini almis bulunan okul 31 Agustos                                1985 günü törenle Tuzladaki yeni genis kampüsüne                                tasindi. Heybeliadadaki iskelenin yaninda hâlâ                                mevcut olan Deniz Harp Okulu binasi da Deniz Lisesi                                olmustur.<br />
Xnefon Moyenin 1875 yilindaki notu söyledir: Adadaki                                kesisler, manastirlarin bahçelerinde sebze yetistirmekte,                                eski maniskürileri çogaltarak degerlendirmektedirler. </strong></span><span style="color: #708090;"><strong></strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong><span style="font-size: small;"><em>Hiristos                                Makaryos Manastiri</em></span></strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong>Deniz Lisesi&#8217;nin                                (Telsiz Mektebi&#8217;nin) asfalt üzerindeki büyük giris                                kapisinin yaninda ki genis bir yol ile Makaryos                                Tepesi&#8217;ne çikilir.<br />
Çok eskiden kurulmus ama küçücük bir kulübeden ibaret                                olan Makaryos Manastin, uzun süre bos kalmistir.                                i 835 yilinda Kopsidas adinda garip bir adam gelip                                buraya siginmis, bos duran kiliseyi toparlamis,                                ufak bir oda da eklemis ve ölene dek burada yasamistir.</strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><em><span style="font-size: small;"><strong>Ayios                                Nikolaos Rum Ortodoks Kilisesi</strong></span></em></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong>Ayios Nikolos Kilisesi                                patrik I.Samuil (Byzantios) hayatinin son dört senesini                                yasadigi ve 10 Mayis 1775&#8242;te ölünce kilisenin altina                                gömüldügü mezarin üstüne insa edilmistir. II.Abdülhamit                                zamaninda (1894) büyük zelzelede oldukça harap oldugundan                                esasli bir tamir görmüstür.</strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong><em><span style="font-size: small;">Aya                                Yorgi<span style="font-size: x-small;"> &#8211; SAINTGEORGES</span></span></em></strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong>Heybeliada&#8217;nin Büyükada                                (Nizam semtine karsi) cephesinde, sanatoryum yolu                                üzerinde yüksekçe bir falez üzerinde olmasi sebebiyle,                                Krimnos Precipise Uçurum manastiri da denir.<br />
S.Vizandios&#8217;a göre manastir kolay kirilan bir kaya                                üzerindedir. 1862&#8242; de toprak kaymasini önlemek üzere                                bir kesis Aya Effimia ayazmasi üzerine duvar yaptirmistir.</strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong><em>(Süslü Mezar)</em></strong></span></p>
<p><strong>Aya Yorgi manastirinin                                önündeki yola yakin bir yerde kubbeli, renkli camli,                                içindeki yüksek bir kaide üzerinde melek heykeli                                olan çok güzel özgün bir mezardir. Ingiltere&#8217;nin                                Gemlik bas konsolosu Kangelidis&#8217; in karisina aittir,                                heykelleri Italya&#8217; dan getirtilmistir. 1868 yilinda                                yapilmistir. Kangilis&#8217;in de kendi mezari da avlusundadir.</strong></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong><em>Aya Spridon Manastiri                                (Tarik-i Dünya)</em></strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong> 1859 yilinda 19                                yasinda fakir bir genç Heybeliadaya gelir. Bir                                süre sigindigi rahip tarafindan egitildikten sonra                                adanin Çamlimani güney/bati burnuna ufak bir kulübe                                yaparak yerlesir. Dünyadan elini etegini çekmis                                yardimsever bir din adamidir. Dualari kabul görür                                ve de çok yakisiklidir. Bu halkin da yardimiyla                                biraz daha genisletilmis dini icazet yerine yalniz                                Ortodokslar degil, Müslümanlar da (özellikle kadinlar)                                akin etmeye baslarlar. Daha sonra buraya bir kilise                                ve manastir insa edilir. Manastir bu kesisin adi                                ile Aya Spridon; kilise Terk-i Dünya (ya da                                tarik-i dünya) olarak anilmaktadir. Kesis Spridon                                burada ölmüs ve gömülmüstür. Günümüzde yortu günü                                disinda pek ugrayani yoktur.</strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong><em>Heybeliada Sanatoryum</em></strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong>Heybeliada Sanatoryumu                                Türkiye&#8217;nin ilk verem hastanesi olup 12 Haziran                                1924&#8242;de Atatürk&#8217;ün emriyle açilmisti. Heybeliada&#8217;nin                                güney tarafindaki Çam Limani&#8217;nina bakan bir tepede                                Isviçre&#8217;deki bir sanatoryum model alinarak insa                                edilen bu hastane, baslangiçta 16 yatak kapasitesiyle                                hizmet veriyordu. 1940&#8242;li yillarin ortalarinda bir                                bina daha ilave edilmis, daha sonralari idare binalari                                ve hemsire lojmanlarinin da ilavesiyle imkanlari                                daha da genisletilmisti. Sehir merkezinden uzak,                                çam ormanlari içinde temiz bir hava ve kuvvetli                                bir gida bakimi, dönemin en iyi tedavi sekliydi.                                Hastalar için balkonunda da birer yatak vardi. Gida                                olarak hastalara günde 4 ögün yemek yaninda et,                                süt ve bal veriliyordu.</strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong><br />
<em>Ek hizmetler</em> <em>:</em> Saglik                                hizmetinin yanisira tip egitimi de veren bu sanatoryum,                                Prof. Dr. Siyami Ersek ve daha bir çok yerli ve                                yabanci uzman doktoru da yetistirmistir. Bu sebele,                                WHO (Dünya Saglik Örgütü) tarafindan tüberkülozda                                egitim ve arastirma hastanesi olarak kabul edilen                                bu sanatoryum, Ismet Inönü, Rifat Ilgaz, Ece Ayhan                                gibi isimlere de hizmet vermisti.<br />
Sanatoryumda rehabilitasyon merkezi de bulunuyordu.                                Ustalar vasitasiyla hastalara ayakkabicilik, çorapçilik,                                fotografçilik, heykeltiraslik, saatçilik, daktilo                                gibi kurslar veriliyor, hastalar zenaat ögrenip                                meslek sahibi olabiliyorlardi. Sanatoryumun kurulusunun                                50. yilinda yapilan bir arastirmaya göre, kurslara                                katilan yaklasik bin kisinin yarisi meslek ve is                                sahibi olmustu.<br />
Saglik sorunlarinda moral destegin önemli bir yardimci                                etken olmasi nedeniyle sanatoryumda haftada bir                                moral günleri düzenleniyor, ya sinema gösterisi                                yapiliyor ya da konser veriliyordu.</strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong><br />
<em>Saglik politikasinda degisim</em> <em>:</em> 1980                                yilina kadar devletin saglik politikasina göre verem,                                devletin çözmesi gereken                                bir sorundu ve bu konudaki masraflar Saglik Bakanligi                                bütçesinden yapilirdi. Sanatoryumun gida, yakit,                                elektrik ve su masraflari da gene bakanlikça karsilanirdi.                                1980 sonrasinda ise devlet destegi kesildi ve kendi                                giderlerini kendisinin karsilamasi gerekti. Bu agir                                yükü karsilamakta hayli zorlanan sanatoryum yavas                                yavas çökmeye basladi. Ödenek ayrilmadi, bakim yapilamadi.                                Gögüs Cerrahisi konusunda adini duyurmasina karsin                                hastanede MR ve tomografi cihazi yoktu. Çalisan                                doktor ve personel ücretleri yeterli seviyenin çok                                altinda kalmaya basladi. Uzman ve asistan egitimi                                için yenilestirmeler yapilamadi. Durum hastalar                                yönünden de mutsuzluk vericiydi. Hasta bakimi artik                                eskisi gibi yapilamiyor, hizmetler büyük ölçüde                                aksiyordu.</strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong><em>1999 Yili Depremi                                :</em> 1999 yilina                                kadar eldeki imkanlarla yapilan bakimlarla hastane                                binalari ayakta tutulmaya çalisiliyordu.                                17 Agustos 1999 depremiyle büyük hasarlar meydana                                geldi. Çatilar hasar gördü, sivalar bloklar halinde                                döküldü, bacalar yikildi ve duvarlarda çatlaklar                                meydana geldi. Fakat bunca hasara ragmen hiçbir                                can kaybi olmadi. Hastalar bahçelere tasindi ve                                geçici bir süre hasta bakimlari bahçede yapildi.<br />
Bayindirlik Müdürlügü&#8217;nün gönderdigi heyetin incelemeleri                                sonunda binanin hasar görmesine ragmen tehlike arz                                etmedigini bildirmesi üzerine hastalar gene hastanelere                                tasindi. Ne var ki iki bina digerlerinden daha çok                                hasar görmüstü ve mutlak bakim yapilmasi geregi                                dogmustu. Bu iki blok bosaltilarak 2001 yilinda,                                Ilaç Endüstrisi Isverenler Sendikasi tarafindan                                masraflarin karsilanmasi sayesinde restore edilebildi.<br />
Sarf edilen bu gayretler yeterli olamamis; uzun                                yillar büyük hizmetler vermis, büyük hekimler yetistirmis                                bu egitim ve arastirma hastanesi ancak 4 yil daha                                ayakta durabilmisti.<br />
2005 yilinda, Istanbul Saglik Müdür Vekili Uzman                                Dr. Mehmet Bakar tarafindan AA muhabirine yapilan                                bir açiklamayla bu hastanenin kapatilarak sehir                                içine nakledilecegi bildirildi. Hastanenin kapatilma                                sebebi olarak deniz yoluyla ulasimin zorlugu ve                                yeterli hasta bulunmamasi sebep gösteriliyordu.                                Bundan 80 yil evvelinin imkanlariyla verilebilen                                bunca hizmetin, 21. yüzyil imkanlariyla verilemez                                hale gelmis olmasi elbette düsündürücüdür.<br />
1 Agustos 2005 tarihinde Saglik Bakanligi&#8217;nin verdigi                                onayla Heybeliada Sanatoryumu Gögüs Hastaliklari                                ve Gögüs Cerrahisi Egitim ve Arastirma Hastanesi&#8217;nin                                Süreyyapasa Gögüs Kalp ve Damar Hastaliklari Egitim                                ve Arastirma Hastanesi&#8217;ne kadro ve tibbi donanimi                                ile nakledilmesi karari verildi.<br />
Personel ve hastalarinin bir kismi Süreyyapasa Gögüs                                Hastaliklari Hastanesi&#8217;ne sevk edildi, hastalarin                                diger bir kismi da taburcu edildi.<br />
100`ü doktor ve hemsire olmak üzere 250 personeli                                ve 660 yatak kapasitesi olan bu emektar hastane                                30 Eylül 2005 tarihi itibariyle bir daha açilmamak                                üzere kapilarini kapatti.</strong></span></p>
<p><em><strong>Heybeliada Camii</strong></em></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong>Umit sokaginda bulunan                                camii &#8220;Istanbul&#8217;da Yeni Postahane karsisinda                                ve Valide Hanimin bulundugu yerde arsa haline inkilap                                eden Kadiasker Abdülkadir Efendi Camii (diger adiyla                                meydancik camii) ne bedel olarak, yine bu nam altinda,                                vakiflar idaresi tarafindan yaptirilmis, planlari                                1935-36 tarihlerinde tanzim edilmistir.</strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong><em>Bet Yazkov Sinagogu</em></strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong> 1950 yilinda insa                                edilmis olup mimari ve dekoratif özelligi yoktur.                                Adadaki Musevi vatandaslar belirli günlerde burada                                toplanarak ibadet yapmaktadirlar.</strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong><em>Halki Palas Oteli</em></strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong>Adalar bölgesinin                                en eski ve görkemli otellerinden olan Halki (Heybeli)                                Palacenin 1852-1862 yillari arasinda insa edildigi                                tahmin edilmektedir. Yeni otel, eski adi ile Meryemana                                yolu, yeni adi ile Refah Sehitleri caddesi üzerinde                                bulunmaktadir.<br />
Halki Palacein bir diger özelligi ise, 1813-1918                                yillari arasinda egitim hizmeti veren ve dönemin                                en büyük ticaret okulu kabul edilen ELEN TICARET                                OKULU nun yakininda kurulmus olmasidir. Balkan                                Ülkeleri, Trabzon ve Kapadokya nin yanisira, imparatorlugun                                diger bölgelerinden ve Istanbul dan gelen yaklasik                                250 ögrencinin velileri Halki Palaceda konakliyorlardi.</strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong>Kurulusundan, 1937                                yilinda Kayyumluga devrine kadar degisik kisilerce                                isletilmis olan Halki Palace, son dönemlerinde oda                                oda, konut olarak kiralanmis ve epeyce harap hale                                gelmisti. Net grubu tarafindan kiralanan ve onarilan                                bina, 1989 yilinda isletmeye açildi. Ancak, 21 Eylül                                1991 yilinda çikan talihsiz bir yangin sonucu, ahsap                                yapi tamanen yandi. Net grubu, üzerine düsen talihli                                görev misyonu ile yapiyi yeniden insaa etti.</strong> </span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong><em>Hüseyin Rahmi                                Gürpnar Evi</em></strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong>Cumhuriyet dönemi                                yazarlarindan Hüseyin Rahmi Gürpinarin Heybeliadada,                                1912-1944 yillari arasinda yasadigi evin, Kültür                                Bakanligi`nin yaptigi restorasyonla müzeye çevrilmesiyle                                olusturulmustur. Heybeliadada denize hâkim bir                                tepede bulunan müzede aralarinda Hüseyin Rahmi Gürpinar`in                                kendi yaptigi el islerinin de bulundugu esyalar                                ve kitaplar sergileniyor.</strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong><em>Ahmet Rasim Evi</em></strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong>Hüseyin Rahmi Bey                                Sokaginda 92m2 lik bu ev önceleri Ahmet Rasim adina                                kayitli iken 1946 yilinda satilmistir.</strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong><em><span style="font-size: medium;">i</span>smet                                <span style="font-size: medium;">i</span>nönü Köskü</em></strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong>Ismet Inönü de adaliydi,                                heybeliada&#8217;daki en ünlü binalardan biri de Refah                                Sehitleri Caddesi&#8217;ndeki kösk.</strong></span></p>
<p><span style="color: #708090;"><strong> Üç katli bahçeli                                Mavromatik Köskü 1934 yilinda Ismet Inönü&#8217;ye geçmis.                                Adanin ilk jenaratörünün bu evde kullanildigi biliniyor.                                Atatürk&#8217;ün de kisa bir süre kullandigi ev halen                                Inönü Vakfi&#8217;na ait ve müze olarak ziyaretçilere                                açik. </strong></span></p>
<ul class="socialwrap size32 row">
<li class="iconOnly"><a rel="nofollow" target="_blank" class="delicious" href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fheybeli.adarehberi.net%2Findex.php%2Fgenel-bilgi%2Fheybeliada-uzerindeki-tarihi-mekanlar.html&amp;title=Heybeliada+%C3%BCzerindeki+Tarihi+mekanlar" title="Save on Delicious Heybeliada üzerindeki Tarihi mekanlar"><span class="head">Bookmark on Delicious</span></a></li>
<li class="iconOnly"><a rel="nofollow" target="_blank" class="digg" href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fheybeli.adarehberi.net%2Findex.php%2Fgenel-bilgi%2Fheybeliada-uzerindeki-tarihi-mekanlar.html&amp;title=Heybeliada+%C3%BCzerindeki+Tarihi+mekanlar" title="Digg this post - Heybeliada üzerindeki Tarihi mekanlar"><span class="head">Digg this post</span></a></li>
<li class="iconOnly"><a rel="nofollow" target="_blank" class="facebook" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http%3A%2F%2Fheybeli.adarehberi.net%2Findex.php%2Fgenel-bilgi%2Fheybeliada-uzerindeki-tarihi-mekanlar.html&#038;t=Heybeliada+%C3%BCzerindeki+Tarihi+mekanlar" title="Share this post - Heybeliada üzerindeki Tarihi mekanlar"><span class="head">Recommend on Facebook</span></a></li>
<li class="iconOnly"><a rel="nofollow" target="_blank" class="reddit" href="http://www.reddit.com/submit?url=http%3A%2F%2Fheybeli.adarehberi.net%2Findex.php%2Fgenel-bilgi%2Fheybeliada-uzerindeki-tarihi-mekanlar.html&amp;title=Heybeliada+%C3%BCzerindeki+Tarihi+mekanlar" title="Share on Reddit : Heybeliada üzerindeki Tarihi mekanlar"><span class="head">share via Reddit</span></a></li>
<li class="iconOnly"><a rel="nofollow" target="_blank" class="stumble" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fheybeli.adarehberi.net%2Findex.php%2Fgenel-bilgi%2Fheybeliada-uzerindeki-tarihi-mekanlar.html&amp;title=Heybeliada+%C3%BCzerindeki+Tarihi+mekanlar" title="Submit to stumble : Heybeliada üzerindeki Tarihi mekanlar"><span class="head">Share with Stumblers</span></a></li>
<li class="iconOnly"><a rel="nofollow" target="_blank" class="twitter" href="http://twitter.com/home/?status=http%3A%2F%2Fheybeli.adarehberi.net%2Findex.php%2Fgenel-bilgi%2Fheybeliada-uzerindeki-tarihi-mekanlar.html" title="Tweet this post - Heybeliada üzerindeki Tarihi mekanlar"><span class="head">Tweet about it</span></a></li>
<li class="iconOnly"><a rel="nofollow" target="_blank" class="rss" href="http://heybeli.adarehberi.net/index.php/genel-bilgi/heybeliada-uzerindeki-tarihi-mekanlar.htmlfeed" title="Track this post - Heybeliada üzerindeki Tarihi mekanlar via RSS"><span class="head">Subscribe to the comments on this post</span></a></li>
<li class="iconOnly"><a rel="nofollow" class="email" href="mailto:?subject=heybeliada heybeli ada oteller pansiyonlar ulaşım gezi ve konaklama : Heybeliada üzerindeki Tarihi mekanlar&#038;body=Çok güzel bir sayfa incelemeni tavsiye ederim  http://heybeli.adarehberi.net/index.php/genel-bilgi/heybeliada-uzerindeki-tarihi-mekanlar.html" title="Email this post : Heybeliada üzerindeki Tarihi mekanlar"><span class="head">Tell a friend</span></a></li>
<li class="iconOnly"><a rel="nofollow" class="print" href="javascript:window.print();" title="Print this post : Heybeliada üzerindeki Tarihi mekanlar"><span class="head">Print for later</span></a></li>
</ul>
<div class="clean"></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://heybeli.adarehberi.net/index.php/genel-bilgi/heybeliada-uzerindeki-tarihi-mekanlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

