Heybeliada
Bu kez istikametimiz Halki Ada, yani Heybeliada. Uzaktan baktığımızda gerçekten bir heybeye benziyor. Vapur adaya yaklaşırken bunu bizzat görebiliyorsunuz. Burada şehirden, gürültüden ve tabii trafikten uzak bir gün geçirebilirsiniz.
Heybeliada’ya ulaşım KabataÅŸ, Sirkeci ve Bostancı iskelelerinden kalkan vapur ve denizotobüsü ile saÄŸlanıyor. EÄŸer vapur baÅŸka bir adaya uÄŸramazsa, Heybeliada’ya Bostancı’dan yaklaşık yarım saat süren keyifli bir deniz yolculuÄŸu sonunda ulaşıyorsunuz.
İskeleye yaklaşırken, sahildeki Deniz Lisesi’ni, yani eski Bahriye Mektebini göreceksiniz. Bu okulun orada olmasından mı bilinmez, vapurdan iner inmez Heybeli’nin , Büyükada ile ne kadar farklı olduÄŸunu görüyorsunuz. Çok daha az gürültü, daha az kalabalık bir ada karşılıyor sizi… Heybeli biraz sanki sakinliÄŸin adası gibi…
İskeleden faytonculara doÄŸru yürürken, çay bahçesinde, Orhan Pamuk’u görüyoruz. Karşısında martılar, aldığı notlara dalmış ama dayanamıyoruz ve hemen soruyoruz, nedir Heybeli’yi sizin için bu kadar özel yapan?
Ve hemen cevap veriyor bize: “Ben doÄŸduktan iki hafta sonra Heybeliada’ya bundan aÅŸağı yukarı 50 yıl önce gelmiÅŸim. O zaman bu zaman hep gelirim. Burası yazları benim hayatımin merkezidir. Hala da çok seviyorum. Yazları burada geçiriyorum. Çok da memnunum. Öteki adalar biraz daha orta yukarı sınıfların zenginliklerini gösterme yeridir. Burası daha çok insanların tatil yaptığı dinlediÄŸi gerçek bir tatil yeridir. Bir de İstanbul’u olduÄŸu gibi, burayı tanıyorum ve burası artık vücudumun bir parçası olmuÅŸ. Buraya alışmışım. Onun için seviyorum. Gerçekten sevdiÄŸiniz yerleri ve kiÅŸileri neden sevdiÄŸimizi bilmeyiz, bilmek de istemeyiz. ”
Orhan Pamuk’u yakalamışken sorulmaz mı hemen, “nereyi mutlaka görmek lazım Heybeli’de ” diye… Çamlimanı’na mutlaka gidin diyor bize ve Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Çamlimanı’nda geçen hikayesini hatılatıyor.
Biz de hemen Orhan Pamuk’un tavsiyesine uyuyoruz ve faytona biner binmez, arabacıya, Çamlimanı’na gitmek istediÄŸimizi söylüyoruz.
Biz Çamlimanı’na faytonla gidiyoruz ama adayı keÅŸfetmenin yolu yürümek tabii ki. Zaten daha yolda burayı görür görmez içiniz ferahlamaya baÅŸlıyor çünkü burası tam anlamıyla cennetten bir köşe.
Çamlimanı, özellikle haftasonları tekne ve yatlara ev sahipliÄŸi yapıyor. Hava o kadar temiz ki, Heybeli’nin simgesi niteliÄŸindeki Sanatoryum da hemen Çamlimanı’nın üzerine kurulmuÅŸ.
Çam aÄŸaçları ile deniz de o kadar güzel bir manzara oluÅŸturuyor ki Çamlimanı’nda, buradan ayrılmakta zorlanıyoruz.
Faytonlar Heybeliada’nın vazgeçilmezi. Nefis bir manzara ve çam aÄŸaçları eÅŸliÄŸinde adayı dolaÅŸmak son derece keyifli.
Çamlimanı yakınında Heybeliada’nın en ünlü manastırlardan biri olan Terk-i Dünya manastırına da uÄŸruyoruz. Manastır, hakikaten adına yakışır bir sessizlik içinde.
Türk edebiyatının önemli isimlerinden Ahmet Rasim ve Hüseyin Rahmi Gürpınar da yıllarca Heybeliada’da yaÅŸamış. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın aÄŸaçlar içindeki evi ÅŸimdi müze haline getirilmiÅŸ.
İsmet İnönü’nün evinin önünden de geçiyoruz faytonla. Biraz bakımsız kalmış ev doÄŸrusu ama müze olarak gezilebiliyor.
Halki Palas Oteli sadece Heybeliada’nın deÄŸil, İstanbul’un da en eski otellerinden biri. Eski ama geçirdiÄŸi yangından sonra son derece konforlu ve modern bir ÅŸekilde restore edilmiÅŸ. Biz de burada kalmasak bile balkonunda bir çay içelim diyoruz.
Halki Palas, ikinci derecede tarihi eser olduğu için, yangından sonra dışı tamamen eskisine göre yapılmış. Odalarıysa her türlü donanıma sahip. Bazı odalar deniz veya çam ormanı manzaralı.
Otelin lobisinde birisi size ıslık çalarsa sakın ÅŸaşırmayın. Halki Palas’ın papaÄŸanı Koko’dur nasılsa…
Heybeliada’nın en yüksek tepelerinden biri olan Ümit Tepesi üzerindeki Ruhban Okulu da mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden. Ama önce mutlaka özel izin alınması gerekiyor.
Dünyaca ünlü eski Ruhban Okulu’nun yani Papaz Okulu’nun bahçesinde manzara muhteÅŸem. Hem bahçe hem de okulun binası gezilmeye deÄŸer.
Heybeliada’da birçok farklı yerden denize girmek mümkün. Sadık Bey Plajı da bunların içerisinde en eskisi. Burada Burgazada’yı ve Kaşıkadası’nı karşınıza alıp deniz keyfi yapabilirsiniz.
Sadık Bey Plajı, İsmet İnönü’nün ünlü çivileme atlayışlarını yaptığı yerlerden biri. Hala genç yaÅŸlı birçok adalı buradan denize giriyor.
Plajın yukarısında Değirmen Burnu piknik alanı var. Burası adını tepedeki eski değirmenden alıyor.
Tepeleri çevreleyen yollarda, çamların içerisinde güzel ve manzaralı yürüyüş güzergahları da çok. İster faytonla küçük ya da büyük tur yapın, ister yürüyün, adanın büyük bölümünü bir günde keşfedebilirsiniz.
Heybeli’nin lokantaları denizin kenarında Yalı Caddesi üzerinde sıralanıyor. Mavi Restaurant da balık lokantaları içinde en iyilerden biri. Menü de tabii ki balık ve deniz ürünleri ağırlıklı.
Heybeli’deki sıra sıra balık lokantalarının hemen hepsi benzer menüler sunuyor. Üç kardeÅŸin, Nigar, Fikriye ve Faruk kardeÅŸlerin iÅŸlettiÄŸi Mavi Restaurant kendi hazırladıkları zeytinyaÄŸlıları ile ünlü. Mavi’de fava, karidesli börek ve iskorpit salatasının tadına bakmakta yarar var.
Kediler de nasibini alıyor tabii balıklardan, etraf balık lokantası dolu olunca. Yemekler leziz, manzara şahane, ama manzarayı bozan deniz otobüsü iskelesini görmezden gelirseniz tabii. Sahilde tam ortada kurulmuş olan iskele görüntüyü bozuyor doğrusu.
Heybeliada’da geçen bir günü özetlemek için bence tek bir kelime var: Huzur. Bunu adanın her köşesinde hissedebiliyorsunuz. İşte bu yüzden Heybeli’yi bırakıp ÅŸehrin karmaÅŸasına dönmek çok zor geliyor.
Heybeli’den ayrılmak gerçekten zor ama geç saatlerde de vapurlar var. Heybeli’den Bostancı’ya son vapur gece saat ikiye çeyrek kala.
| ULAÅžIM
KabataÅŸ, Sirkeci ve Bostancı iskelelerinden kalkan vapur ve deniz otobüsü ile gidiliyor. Bostancı’dan yaklaşık 45 dakika sürüyor. |
| YEMEK
Halki Restaurant – 0216 351 02 02 |
| KONAKLAMA
Halki Palas – 0216 351 00 25 |
AKLINIZDA BULUNSUN
- Orhan Pamuk öneriyor: Heybeli’de mutlaka çam limanını gezin.
- Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın aÄŸaçlar içindeki evi ÅŸimdi müze haline getirilmiÅŸ.
- Halki Palas Oteli sadece Heybeliada’nın deÄŸil, İstanbul’un da en eski otellerinden biri.
- Heybeliada ruhban okulunu ziyaret için önceden izin alınması gerekiyor.
- Sadık Bey Plajı Heybeliada’nın en eski plajlarından.
- Plajın yukarısında Değirmen Burnu piknik alanı var.
- Heybeli’nin lokantaları denizin kenarında Yalı Caddesi üzerinde sıralanıyor.
- Heybeli’den Bostancı’ya son vapur gece saat ikiye çeyrek kala.
NTVMSNBC







cok teşekkür ederim cok güzel anlattiniz
ilginc blog icin tesekkur
bilen varmı acaba piknik alanlarını kullanabiliyormuyuz.mangal kiralanıyormu..birde bu ruhban okuluna izin nereden alınıyor…yardımca olursanız sevinirim.teÅŸekkürler
piknik alanları kullanılıyor.. girişte cuzi bir giriş parası ödemek gerekiyor ama..
ben ve arkadaÅŸlarla heyliadaya gidiyoruz